23 Temmuz 2009 Perşembe

İstanbul nasıl desem


İlk defa ayaklarım şişti seni gezcem diye ey aziz İstanbul
Sevgilim deliksiz 12 saat uyudu hala kendinde değil
Çok esiyo havan
Beni tahrik ediyosun
20 derece farkla geziyorum bi kapına bakıyo herşey
Üstelikte iştahımı açıyosun


taşan sokakların,Nuri abimiz,bibuçuk,pierre loti,ordaki kedicik,hediye kitap,naneli limonata,devrilmeyen bira bardakları,o gece,kağıt helva,teleferik,Erhan'ın annesinin yanındaki heyecanım,ayağıma vuran kırmızı papuçlar,aşkımın " kahvaltı için aldığı" minik turtalar ve kestane şekeri,yan odadan çektiğimiz masa,aqua dolphinin leş havuzu,bulamadığımız boza,aralarından yürüdüğümüz mezarlar,bitmeyen benzin,sabahın erken saatlerindeki istiklal,aşkımın harika sarı şortu :/ ...

İstanbul işte nasıl desem seviyorum lan seni

6 Temmuz 2009 Pazartesi

4 Temmuz 2009 Cumartesi

ALAÇATI


Yaklaşık bi saat önce geldim eve Alaçatı'daydık.Çeşme'ye defalarca gittik ama Alaçatı'yı görmemiştik hiç.Gördüğümüz en güzel yerlerden biriydi ve bi otelde ettiğimiz belkide edebileceğimiz en güzel kahvaltıydı bu sabah ki kahvaltımız.Ev yapımı reçeller, taze sıkılmış portakal suları,boşnak böreği, cevizli kurabiye,tadına baktığımız halde ne olduğunu anlayamadığımız bişey, közlenmiş kırmızı biber bile vardı yani düşün.Yalnız uçuk pahalı bi yer.İki kişi bi gece + kahvaltı 250-300 lira civarı.Esnaf kazansın diye bütün oteller sadece kahvaltıyla çalışıyo.İlk akşam Şişarka'daydık çok ağırdı güveçler aşkım sağolsun her zamanki gibi benim tabağıda süpürdü.İkinci akşam bi rakı balık yaptıkki sorma.Aslında tam olarak Erhan yaptı ama olsun üzerimde o şalla masaya kattığım ihtişam yeterdi :ı



*-*

Çok yorgunum..

Canımın içi de dönüyo şimdi uçakta hemen hemen inmek üzere İstanbul'a az sonra arar
Yerim onu ısırırım hatta acıtırım

Şu yukardaki fotoğraflarda bizim kaldığımız yerler var.Alaçatı'daki mimari üstüne tanımıyoruz evet