11 Aralık 2008 Perşembe

2

az önce kafamı yastığa koydum ve
aslında nerde olmak ve ne yapmak istediğimi sordum kendime.grip'ten olsa gerek cevap şu an'dı.şu anda olmak şu an'ı yaşamaktı yine.yastığım en çok istediğim şeydi evet :/ seni seviyorum yastık

10 Aralık 2008 Çarşamba

1

KUYTUDAKİ KUKLA

"Şehir Soyuldu" dedi.
Gidiyorum,giderken şehre kendimi bıraktım.Şehir soyulalı çok olmamıştı zaten.Kendime yazık etmiştim.Çünkü yalnızlığımı benden ayrı düşledim gitmeden ikimizde iyi çocuklardık.Bunu biliyordum.
Gidiyordum, o bütün kuklaları şehre dağıtmıştı .Kaybolan bir çocukluktu,kaybolan bir hayattı benim için bu kent.
Gitmem gerek,dört bir yana dağılan kuklaların her biri beni sorgulayacak.
Her biri benden bir çocukluk çalacak...
Yaşam benim arkamda artık,kendime bir anlam verdikçe yüksekteyim.Kent kadar kalabalık,kentler kadar pislendik.İçimiz dışımız kirliliğin payını aldı her zaman.
Ben -neden ağlıyorum,anlamlaştıkça...Görüyorum hepinizi görmek artık yoruyor beni.'hangimiz bir başkasının hayalleri için kendi hayallerimizden vazgeçtik ki?'Ben ne kadar kirlendiğimi bilsemde vazgeçtim.Çünkü gitmek istiyordum,

çünkü gidiyordum.
Hepimiz kendi adımızla onurlu yaşadık .Gülünç.Kendi adımıza şu üç nedenden ayrılamadık:Zorunluluk,gereklilik,tutku.Hayata bağlı kaldık,yaşamamız için zorunlu kıldık bunu.Mücadele verdik,gerekliydi.Tutku yaşadık,dürüsttü.Ama kirlendik.Doğayla aynı burçtan değildik.Hep dengemizdi bozulan.Kirletildik...

Şimdi şu anda şehir soyuldu.
Şiirim bağışla beni.Bir tek sen kaldın terketmeyen.Çünkü terketmek tehlikedir.
Sen gidersen kırmızı
pabuçlarla bu kentten-ki onlar gitmek istemediler,
şehir üst üste üç kere soyulur...

Kuklalar kaldı biz insanlara benzemeyen.Ama onlara da anlam yüklediler.Çünkü korktular,çünkü kuklaya dönmekten utandılar..

İçlerinden biri şehir soyuldu dedi.